87الأعلى
A'lâAl-A'la

الأعلى

A'lâ

Al-A'la

Mekke·19 ayet·Sayfa 591592
Sayfa 591-592

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1

سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى

Yüce Rabbinin adını tesbih et.

Turkish Translation(Diyanet)

2

ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ

O, yaratıp şekil vermiştir.

Turkish Translation(Diyanet)

3

وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ

O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.

Turkish Translation(Diyanet)

4

وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ

O, yeşillikler bitirmiştir.

Turkish Translation(Diyanet)

5

فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ

Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.

Turkish Translation(Diyanet)

6

سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ

Sana Kuran'ı Biz okutacağız ve asla unutmayacaksın;

Turkish Translation(Diyanet)

7

إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ

Allah'ın dilediği bundan müstesnadır. Doğrusu açığı da, gizliyi de bilen O'dur.

Turkish Translation(Diyanet)

8

وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ

Kolay olanı yapmayı sana kolaylaştırırız.

Turkish Translation(Diyanet)

9

فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ

Faydalı olacaksa insanlara öğüt ver.

Turkish Translation(Diyanet)

10

سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ

Allah'tan korkan öğüt alacaktır.

Turkish Translation(Diyanet)

11

وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى

Bedbaht olan ondan kaçınacaktır.

Turkish Translation(Diyanet)

12

ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ

O, en büyük ateşe yaslanacaktır.

Turkish Translation(Diyanet)

13

ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ

O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.

Turkish Translation(Diyanet)

14

قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ

Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir.

Turkish Translation(Diyanet)

15

وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ

Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir.

Turkish Translation(Diyanet)

16

بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

Ama sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

Turkish Translation(Diyanet)

17

وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌۭ وَأَبْقَىٰٓ

Oysa ahiret daha iyi ve daha bakidir.

Turkish Translation(Diyanet)

18

إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ

Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır.

Turkish Translation(Diyanet)

19

صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ

Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır.

Turkish Translation(Diyanet)