القارعة
Kâria
Al-Qari'ah
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ٱلْقَارِعَةُ
Gürültü koparacak olan
Turkish Translation(Diyanet)
مَا ٱلْقَارِعَةُ
Nedir o gürültü koparacak olan?
Turkish Translation(Diyanet)
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin?
Turkish Translation(Diyanet)
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler.
Turkish Translation(Diyanet)
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler.
Turkish Translation(Diyanet)
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
Turkish Translation(Diyanet)
فَهُوَ فِى عِيشَةٍۢ رَّاضِيَةٍۢ
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
Turkish Translation(Diyanet)
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
Tartıları hafif gelenler ise,
Turkish Translation(Diyanet)
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌۭ
Onların yeri bir çukurdur.
Turkish Translation(Diyanet)
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
O çukurun ne olduğunu sen bilir misin?
Turkish Translation(Diyanet)
نَارٌ حَامِيَةٌۢ
O, kızgın bir ateştir.
Turkish Translation(Diyanet)
